top of page

Sürdürülebilirlik: Bir PR Etiketi mi, Yoksa Gerçekten Bir Hayatta Kalma Stratejisi mi?



Bir sabah kahvenizi içerken şunu düşündünüz mü hiç:


“Bu fincanın benden sonra başına ne geliyor?”


Muhtemelen hayır. Çünkü sürdürülebilirlik çoğumuz için hâlâ uzak bir kavram, bir sunum slaytı, bir CEO konuşması veya bir LinkedIn etiketi kadar soyut. Oysa gerçek şu:

Sürdürülebilirlik artık “iyi insan olma” meselesi değil, doğrudan hayatta kalma planı.


Gelelim acı gerçeğe.


Artık “yeşil olmak” bir tercih değil; “yeşil olmayanların oyundan düşmesi” söz konusu. İklim krizi, kaynak kıtlığı, artan maliyetler ve değişen tüketici davranışları… Bunların hiçbiri gelecekte olacak şeyler değil — şu an oluyorlar.


Ama nedense hâlâ sürdürülebilirliği şöyle anlatıyoruz:


➡️ Birkaç ağaç diktik

➡️ Kartonu plastiğe tercih ettik

➡️ Bir rapor yayınladık

➡️ Bir sosyal sorumluluk kampanyası yaptık


Tebrikler. Ama dürüst olalım:


Bunlar çoğu zaman “vicdan rahatlatma” projeleri.


Sistemi değil, vitrinimizi değiştiriyoruz.

Gerçek sürdürülebilirlik şurada başlar:

Üretim modelini sorguladığında

“Daha fazlası” yerine “yeteri” konuştuğunda

Kârı değil, etkiyi ölçtüğünde

Tüketimi değil, döngüyü tasarladığında

Ve en zor olanı:


“Sorumluluk bizde değil” konforundan çıktığında.


Şirketler için konuşalım:

Sürdürülebilirlik artık bir iletişim dili değil, bir iş zekâsı meselesi.

Çünkü şunu çok net görüyoruz:

Yarını düşünmeyen işletmelerin, yarını olmayacak.


Bireyler için konuşalım:

Sürdürülebilirlik “pipet” meselesi değil; zihniyet meselesi.

Ne aldığınla değil, neden aldığınla ilgilidir.

Ne attığınla değil, neden tükettiğinle ilgilidir.

Ve evet, rahat değil.

Evet, yüzleşme gerektiriyor.

Evet, bazı alışkanlıklardan vazgeçmeyi.


Ama şunu kabul edelim:

Gelecek nesillere bırakacağımız en büyük miras “konforumuz” değil, yaşanabilir bir dünya.

Bugün sürdürülebilirlik konuşan herkes “daha iyi bir dünya” istediğini söylüyor.


Asıl soru şu:

“Daha iyi bir dünya için, bugün NEYİ değiştirmeye hazırsın?”

İşte orada başlıyor gerçek hikâye.

 
 
 

Yorumlar


© 2035 by K.Griffith. Powered and secured by Wix

bottom of page