ROMA
- Sait Süllü
- 29 Ağu 2025
- 1 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 3 Eyl 2025

Binlerce yıllık yapılar arasında yürürken sadece tarihin ihtişamını değil, aynı zamanda bu mirasa gösterilen özeni de gözlemleme fırsatım oldu.
Kolezyum’un gölgesinde duran çöp kutularının düzeni, tarihi yapılara dokunmamak için konulan uyarı levhaları ve insanlardaki genel farkındalık mutluluk vericiydi. Roma'ya ilk indiğim andan itibaren şu yorumu yaptım, bizim insanımıza ne kadar çok benziyorlar. Ama tabiki farklarda vardı. Bunlardan farkettiklerim şöyleydi.
*İtalya tarihî eserleri çok titiz korumuş ve her vatandaş bunun farkında gibi davranıyordu.
*Türkiye’de tarihî yapılarla gurur duyulsa da koruma bilinci yeterince yaygın değil.
Tabiki genele bağlamamak gerek fakat genel bir yorum yapmak gerekirse malesef bu böyle.
Kurallarda ise;
İtalyanlar genellikle kurallara daha çok uyuyor, özellikle trafikte, toplu taşıma düzeninde ve kamu alanlarında.
Bizlerde ise bireysel çözümler ve “idare etme” kültürü daha yaygındır; kurallar zaman zaman esnetilebilir. Ama ortak özelliklerde var tabi.
Roma içerisinde İtalya'da yaşayan bir kaç Türk ile karşılaştım. İş yaşamı ile alakalı iki millet arasındaki en belirgin farkı sordum. Bana verdikleri cevap şuydu;
İtalyanlar, özellikle kuzeyde, zamana daha disiplinli yaklaşır. Randevulara sadakat önemli bir noktada. Bizlerde ise zaman kavramı daha esnektir. “5 dakikaya geliyorum” genellikle daha uzun sürebilir.
Daha komik bir anlatım yapacak olursam;
🕒 İtalyan: Merhaba 17:00'de randevum vardı. (saat:17:00)
🇹🇷 Türk: “5 dakikaya oradayım.” (Google Maps: 17 dakika)
Romadaki o eşsiz tarihi görünce ve bunun kıymetini anlayınca yazımı bir temenni ile bitirmek istiyorum.
Bir gün biz de “taşa yaslanmadan fotoğraf çektirmeyi” öğreniriz belki. 🙂




Yorumlar